201505.07
0
0

İcra ve İflas Hukuku

Borcunu rızası ile yerine getirmeyen borçlulara karşı alacaklıları korumak ve alacaklının alacaklarına kavuşması için başvurulan yoldur. Bu yapılırken devlet gücünden yararlanılır. İcra veya iflas takibi başlatılarak ve gerektiğinde icra ve iflas davaları da açılmak suretiyle müvekkillerimizin alacaklarının tahsilatını sağlamak için gereken tüm prosedürü özenle ve hızla takip etmekteyiz. Bu konuda müvekkillerimizin birkaç soru ve cevabını burada paylaşmaktayız.

ÇEKE DAYALI ALACAĞIM SEBEBİYLE KAMBİYO SENETLERİNE DAYALI İCRA TAKİBİ BAŞLATTIM. ÇEKİN ZAMANAŞIMINA UĞRAMAMASI İÇİN NE YAPMALIYIM?

6762 sayılı Ticaret Kanunu’ nun yürürlüğe girmesiyle çekteki 6 aylık zamanaşımı 3 yıla çıkmıştır. Çeke dayalı bir kambiyo takibi yapan alacaklı, bu zamanaşımı süresi içinde icra takip işlemleri yapmaz ise; çek zamanaşımına uğrar ve icranın geri bırakılmasına karar verilir. İcra takip işlemi; bir icra takibini ilerleten, alacaklının alacağına kavuşmasını sağlayacak icra işlemleridir. Bir icra işleminin zamanaşımını kesebilmesi için mutlaka işleme karşılık gelen masrafının alacaklı tarafça yatırılmış olması gerekmektedir. Aksi halde yapılan icra işlemi zamanaşımı kesmeye yeterli olmayacaktır. Konuyla ilgili istikrar kazanan Yargıtay kararları mevcuttur.

“…Alacaklı vekili takip dosyasında 6.8.2002 tarihinde borçlu hakkında haciz işlemi uygulandıktan sonra 4.10.2002 tarihine kadar dosyayı işlemsiz bırakmış olup, 4.10.2002 tarihindeki talep için gerekli masrafı yatırmamıştır. Keza 25.4.2003 tarihindeki haciz talebi hakkında da gerekli masrafı ödememiş 30.7.2003 tarihinde haciz talimat yazılarını icra dosyasına iade etmiştir. Alacaklının sadece haciz talebinde bulunması yeterli olmayıp işlemin zamanaşımını kesmesi için gerekli masrafın da ödenmesi icap eder. Alacaklı sözü edilen koşulu yerine getirmediğinden 6.8.2002 tarihinden sonra zamanaşımını kesen sebeplerin mevcut olduğu kabul edilemez. Bu nedenle merciice borçlunun zamanaşımı talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle reddi isabetsizdir.” (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’ nin 12.02.2004 tarihli, 2003/25328 E., 2004/2426 K. sayılı kararı).